
Akşam biraz rahatlamak adına yüzmeye gittik. Fakat Collesium'dan içeri girdiğimizde Derin oyun odasına yeni koydukları nintendo wii'yi hatırladı. Son

40 dk sonra ben bitirmek üzereyken baktım saat 20.20 ve Derin'den ses seda yok. Oyun odasını aradık, taklıyormuş! Neyse duş vs sonunda arabadayız. Arabadaki sohbet aynen şöyle:
Derin'in ilk sorusu - "eve de nintendo alalım mı?"
- "Hayır ve aslında nedeni de çok basit: bak takılıp kalıyorsun, spor yapacağım diye geldin, oyun oynadın."
- "Ama bu benim ilk nintendo oynayışım düşünebiliyor musun anne, çok heyecanlıydım."
- "Hem bu da bir spor, bazıları sadece böyle spor yapıyor biliyor musun sen?"
- " Evet de gerçekten spor yapabileceğin bir ortamda bilgisayar oyunları ve tv'ye bu kadar takılıp kalman doğru değil ki Derin'cim. Ayrıca, sen bana birazdan geleceğim dedin ve yukarı çıkıp haber filan da vermedin. Yüzerken aklım sende kaldı, merak ettim. Gelip haber versen daha doğru olmaz mıydı sence de? "

- " Ne oldu yine iletişimi kestin" dedikten sonra bir kaç cümle daha kurdum sanırım.
-"İletişimi kesmiştik anne!"
- " Peki keselim o zaman iletişimi bakalım, bakalım nasıl olacak Derin Bey!"
Aradan 3 dk geçtikten sonra: - "Anne ben dersimi aldım, artık iletişime geçelim mi? " - " Anneeee, bir şey söylüyorum"
- " Ders almanın ne olduğunu biliyorsun di mi? Bir daha yapmamak için çaba sarfetmen gerek hatalı olduğun bir konuda özür dilemek kötü bir şey değil Derin!" - " Ama anne bu benim hayatım ve ben de yaşayarak öğreniyorum!"
-
"Bak mesela hiç kavgayı sevmediğimi sana bir örnekle anlatayım mı anne? Mesela bugün Can ve Sarp kavga ediyordu, ben onları ayırmaya çalıştım ve de Baha'ya da bana yardım etmesini rica ettim. Bu yeterince açık bir örnek değil mi ?"
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!Hepimiz yaşayarak öğreniyoruz o kesin de nerden buluyor bu çocuk bu cümleleleri onu anlamıyorum.