4 Ocak 2010 Pazartesi





2009'un son günlerinde hafif bir boğaz acısı ve batma hissi vardı ama zaten sedergine ve biraz C vitamini ile toparlarım mantığımı değiştirmemiştim.

Yılbaşı akşamı akşam saat 18.00'e kadar da öyle idare ettim. Önce ajans partimizi yaptık.



Neyseki orada biraz içmiştim. Fakat karşıya geçmek için Derin'le vapura bindiğimizde kendimi epey kötü hissettim. Gidip evde yarım saatte olsa yattım bile.


Sanırım 2009'un hoşçakal demesi de biraz kendi gibi canımı acıtarak oldu. Neyse 2010'dan umutluyuz. Gerçi 2010'un ilk saatlerini de biraz hastane odasında Derin'in ağlamasıyla geçirdik ama gidip ilaçları aldığımız saatten beri bir zararını görmedik.
Selnur'cum süper bir masa hazırlamış. Tadını çıkaramadım malesef.


Neredeyse tüm akşamım şu pozisyonda geçti. Kedi gibi kıvrılıp şömine karşısında konuşulanları dinlemedim ama yorum yapamadım.



Bahadır da iyileşmemiz için elinden geleni yaptı:) O gece ile ilgili fotoğraflardan bir iki tane koyup, uzuuuun zaman bu hastalık mevzusuna ara vermek istiyorum yine. Sağlıklı bir yıl olsun hepimize.

3 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

yavruuum yaaa! düzeldi değil mi burnu? canım, nasıl yanmıştır canı :(
evet evet, öncelikle sağlık dolu bir yıl olsun 2010. sağlığımız enerjimiz yerinde olsun da, gerisi gelir zaten...

Full Moon dedi ki...

katılıyorum. saglikli olmaya ant içiyorum :)) hepimizi davet ediyorum

Deniz dedi ki...

söylemiştin ama.... bu kadarını beklemiyordum, akşama iyice azıtmış kırmızılıklar...

kuzucum, neyse dün gördüm düzelmiş :)