13 Ekim 2011 Perşembe

yak gitsin!

2 akşam önce sevgili Sibel'ciğimin bahsettiği tüm istemediklerimizden kurtulmak için onları bir kağıda yazıp yakma fikrini Derin'e anlattım. Vay iyimiş anne bu, ama benim istemediğim çok şey var dedi. Önce bana göstermeden bir A4 kağıda istemediği şeyleri yazdı. Sonra da sen söylersen ben de söylerim diyip yazdıklarını paylaştı. En başa kırmızı kalemle kocaman "İSTEMİYORUM" yazdı.

Neler yok ki:


  • hayatımın kötü olması
  • yakınımdaki insanların sağlığına bir şey olması
  • hastalanmak
  • savaş( özellikle dünya savaşı)
  • kötü enerji
  • borç
  • şişman olmak
  • sızlanmak
liste uzuyor böyle... ama en güzeli şu bence:
arkadaşlarımın oyuncaklarımı kötü bulması ( bunun hikayesi var: lego kulübü kuracaklar. Can, Burak ve Baha Derin'in legolarını az buldukları ve yeterince karakteri olmadığı için kulube almayabilirlermiş. Burak aslında almak istiyor ben biliyorum ama... diyerek bugünlerdeki en büyük sıkıntısına atıfta bunuyor aslında. Doğumgünü hediyesi olarak hangi legoları alabileceğinin hesabı peşinde sürekli)



Sonra yaktık kağıdı. Elinde yanan kağıtla surat müthiş tabi. Ben baya ferahladım anne sen de öyle hisssediyor musun diye sordu 10 dakika geçince. Evet diye gülümsedim. Yattıktan sonra fırlayıp geldi tekrar. Anneee en önemlisini unttuk: "Öfke, öfke" diye fırlayıp geldi yanıma. Tekrar öfkeyi bir kağıda yazıp yaktık. Ertesi sabah kısa süren hazırlık aşamasından sonra çıkarken "anne bak bu kesin işe yaradı, farkında mısın hiç söylenmeden hazırlandım" diye gülümsedi.

Umarım hep işe yarar :)

1 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Bu çocuğun hayata bakışına bayılıyorum! inşallah hep böyle olur :)))