Okulun bahçesindeki yürüyen ağaca çarparak yaralanan! yüzümüz iyileşti sayılır. Bir haftada ancak bu kadar. Buna da şükür diyorum:))
15 Mayıs 2009 Cuma
özgürlük.
Hiç rüzgara karşı giderken ya da girdiğiniz bir tünelde arabanın camlarını sonuna kadar açıp avazınız çıktığı kadar "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa" diye bağırdınız mı? inanılmaz bir özgürlük hissi verir. Bir zamanlar var olan bir arkadaşımızın Amerikan arabasında yapardık tünelde bağırmayı, süper bir şeydir. Derin'e de öğretmiştik daha çok küçükken. O da bayılır. Size de tavsiye ederim.
HAYAT… (Nıetszche’den seçmeler)

Gidene kal demeyeceksin. ..
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,
yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
14 Mayıs 2009 Perşembe
geç olsun, güç olmasın...

Anneler günü için bücürcan'ın sabahın köründe beni öperek uyandırıp verdiği süper resim ve yazıyı paylaşmak istemiştim ancak fırsat bulabildim. Neredeyse bir sonraki anneler günü oldu ama idare edin, çok çay içiyoruz bu aralar. Göreceğiniz üzere Derin'de henüz 'yumuşak g' harfi oturmadı. Biraz daha geçsin olacak.
Anlayamayanlar için yazının tercümesi şöyle: Sevgili Anem, seni çok seviyorum; bana küçükken yemek yediren, süt içiren bana bakan.... En çok sevdiğin hayvanın köpek olduğunu biliyorum:)) Resmi benim renklendirmem için sadece çizip bırakmış. Ben de renklendirdim. Ortadaki şapkalı olan da kendisini temsilen bir kedi. Çok seviyorum seni cüce'cim. Bu arada son 3 gündür sabahları beni hiç üzmeden uyandığın için de teşekkür ediyorum. Süpersin!
12 Mayıs 2009 Salı
sabır sabır nereye kadar...
11 Mayıs 2009 Pazartesi
hatasız kul olmaz...
Sabah radyoda "geri dönüp baktığınızda bir daha asla yapmam diyeceğiniz ne var" konusunu konuşuyorlardı. Derin'e sordum senin var mı böyle bir daha asla yapmam diyeceğin bir şey diye; cevap "hırsız olmam" şeklindeydi. Bunu "tecrübene dayanarak mı söylüyorsun" diye sorduğumda ise cevap "evet" idi. Şimdi diyeceksiniz ki 6 yaşında çocuk hangi tecrübesine dayanarak böyle bir şeyden bahsediyor. Tarih 8 mart 2009. Migros'tan alışveriş yapıyoruz. Derin elinde küçük bir oyuncak kedi ile gelip "anneee çok tatlı di mi" sorusuna benden "hayır" yanıtını aldı tabi ki, evde sayısını bilmediğim oyuncak kedi ve bir adet canlı simsim varken yeni bir oyuncak almak manasızdı . Yorgun argın eve dönüp elimi yıkarken, Derin montunun cebinden Migros'taki kediyi çıkarıp masum masum bakarak "ama çok güzeldi" cümlesini kurduğumda başımdan aşağı neyin döküldüğünü tahmin edersiniz.
Gayet sakin bir şekilde yaptığının çok yanlış bir şey olduğunu gidip Migros mağaza müdürüne ve güvenliğine bunu anlatarak o kediciği geri vermesi gerektiğini anlattım. Bir an için bu işi yarına bıraksak fikri de aklımdan geçti ama, doğrusu hemen yapmaktı. Bu arada Derin "ben söyleyemem utanırım anne, sen söyle" diye epey bir ağladı ama bunun onun sorumluluğu olduğunu hatayı yapanın kendisi olduğunu ve kendisinin söylemesi gerektiğini de sabırla anlattım. Bugüne kadar hiç böyle bir olay yaşamamıştık. Burada biz büyüklere çok şey düşüyor. Bir söz bir hareket hırsızlık ile ilgili fikrini farklı bir noktaya taşıyabilir çünkü. Sebebini sonra Migrosta anlatırken öğrendim. Bir kitaptaki resimlere bakarak bir papağanı çalan korsan çocuğun zengin olduğunu düşünmüş. Hikayeyi okuyunca aslı öyle değil ama hayal gücü geniş çocuğumuz böyle kurgulamış. Migros'ta hem müşteri ilişkilerine hem de güvenliğe bunu anlatıp özür dilerken ki sıkıntısı ile iyi bir ders almıştı. Zaten dünkü soruma aldığım cevapta bunu çok güzel anlatıyor. Evet hepimiz hata yapıyoruz ama önemli olan bu hatalardan ders alıp tekrar etmemek.
Bu arada bu olayı sır olarak saklamamızı istedi kendisi elbette diye de belirtmek istiyorum:))
8 Mayıs 2009 Cuma

Çok alışılan bir 'anne' imajı çizmediğimi biliyorum. Hani mesela yemez yedirir derler ya ben de hiç öyle bir duygu yok. Çilekleri sayıp Derin'le paylaşıyorum mesela. Ben de onun kadar seviyorum ne yapabilirim? Ya da düşünce "ah oğlum ne oldu gel bir bakalım öperiz geçer" de demiyorum. Beni tanımlarken "sen diyorsan yaparsın" diyor. Doğumda herkes ah oğlum gösterin bana dememi beklerken "aaa süper karnım indi" gibi bir laf edebiliyorum ama ...
ben bu küçük hazinemi çok seviyorummmmm.
Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun, çocuğu olmayan ve olsun isteyen herkesin de en kısa zamanda dileği gerçek olsun:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
