9 Nisan 2009 Perşembe






Eveettt, dün akşam cücenin okur olduğu belgelendi. Çok ama çok keyifliydi; duyguluydu, eğlenceliydi, komikti, 31 adet bıcır bıcır, aktif, dinamik, hareketli cüce ile nasıl olabilecekse öyleydi.
Hepsi görevlerini tam anlamıyla yapabilmek için o kadar gayret gösterdi ki, söyleyecek söz bulamadık. Yaptıkları resimlerden bir segi de oluşturmuş Beste Öğretmen. Nasıl renkli, sıcak... Hayal güçlerinde neler neler var.
Öğretmen olmak ne zormuş diye düşündüm. Daha şubat tatilinde evde çalışsınlar diye şiirler gelmişti, 2 mart'ta öğretmenlerimiz hafif panik havasındaydı. Nasıl olacak diyorlardı. Hepsi rolünü biliyor ama kim kimden sonrası çok karışıktı. Bunları bilmesem, bu çocuklar okul başladığından beri bu işe uğraşıyorlar herhalde derdim. Öğretmenlerimizi yürekten kutluyoruz. Çok şanslıyız dedik hep beraber.
Tüm kuzucukları tebrik ediyorum. Cüce'cim seni çok seviyorum.
Bu da şiirimiz : Başta B
Dedim hadi sayalım B ile başlayan sözleri
Başlayan dedi Demir
Baba dedi Dursun,
Boş dedi, balık dedi,
boza dedi ötekiler
Bal dedi Cengiz en sonra
Ağzı tatlandı hepimizin...

8 Nisan 2009 Çarşamba

okuma bayramı:


Bu sabah bücürcan zıpkın gibi uyandı. Üzerinde sadece giydiği yeni donu ve beyaz t-shirt'ü ile fırlayarak geldi:"Anne, ben beyazları giyicem, onları beğendim" dedi."Heyecanlı mısın" diye sordum."Çoooook" dedi. Bugün okuma bayramı var. Hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri. Artık herşeyi okuyabiliyor, dikkatli olmak lazım. En son telefona yazmaya çalıştığım bir mesajı okumaya çalışırken farkına vardım.
1 şiir okuyacak ve de bir frasnızca piyeste rol alacak kendisi. Yarın nasıl geçtiği ve fotoğrafları gönderirim. Çok heyecanlıyım, çokkkkkk.


Hiçbirşey için "BENİMDİR" deme, sadece de ki; "YANIMDADIR"
Çünkü ne altın, ne toprak, ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, ne de keder...
DAİMA SENİNLE KALMAZ
H. Lawrence

köpüğe dönüşmek...



Bir aşk için elinden geleni yapar deniz kızı; her şeyini verir, sesini verir, onun uğruna denizden vazgeçer, bu da yetmez sesinden vazgeçer,çekinmez, bencil değildir. Her şeyi bırakır aşkı için, aşkı gururundan öte tutar. Ama prens bunu anlamaz. Kendini kurtaran kişinin deniz kızı olduğunu bilmez. Deniz kızına son bir şans verir büyücü, eğer öldürürse prensi tekrar denize dönecektir. Ama deniz kızı dönmez denize o bir avuç köpük olmayı tercih eder aşkı uğruna.
…ve deniz kızı sevdiği adamın mutlu olmasını ister sadece. İlle de kendisi ile mutlu olsun değildir deniz kızının derdi. Deniz kızı gururlu, onurlu bir masal prensesidir. Gün gelir yok olur, sadece bir köpük olur, sevdiği adam uzaklarda başkası ile mutlu olsun yeter diye düşünür.
Masaldaki prense bir çift sözüm var; sen gül ararken ezdiğin papatya denize döndü. Sen bir balığı susuz bıraktın. Artık aşk için ne yapsan boş!
Deniz kızı olunmaz, doğulur. işte bu yüzden deniz kızları bir kere sever. ve prens karşılık vermese de aşkından vazgeçmez.
Bu benim seyrettiğim ilk animasyon film. “Little mermaid” Çok etkilemişti beni. Beni bir köpüğe dönüştükten sonra anlayacak olanlara...

7 Nisan 2009 Salı

bilin bakalım bu ne resmi?


Bu resmi önce kurbağa zannetmiştim. Ama siz de dikkatle bakarsanız memeleri ve herşeyiyle ip atlayan bir inek görebilirsiniz. Sütaş'ın ineklerinden daha şeker değil mi? Ressam oğlum benim.

Derin...


İşte bu küçük cüce Derin Bey:) Kendisini hala tanımayanlar varsa o bir yıldız. Benim enerji kaynağım. Zaten enerjimle ilgili pek bir sorunum yoktu ama O'nunla birlikte şarj etme sürem kısaldı diyebilirim. Sınırları zorlamaktan hoşlanan, biraz fazla özgür, kesinlikle çok sevimli ve bunun farkında, bilmiş, enerjik ve afacan... Bunların hepsi benim küçük kuzucuğumu tanımlıyor.
Lafları ve davranışları kitap bile yazdırır. Kendisinin tüm maceralarını buradan anlatmak istiyorum.



Güzelliğin tanımı :
Dik yürüyüşü, bir kuğuyu andıran boynu ve zarafetiyle kendine sonsuz güvenen, iç huzuru bulmuş bir kadın portresi çizen Audrey Hepburn’e güzelliğin sırları sorulduğunda cevabı bütün kadınlara, hatta erkeklere rehber olacak nitelikteydi:


“Çekici dudaklara sahip olmak istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözden başkasını dokundurmayın. Güzel gözleriniz olmasını istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin, gerçek dostlar edinip sık sık görüşün. İdeal beden ölçülerine sahip olmak ve zayıf kalmak istiyorsanız, yemeğinizi yoksullarla ve açlarla paylaşın. Alımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız, çocuğunuzun günde en az bir kere saçlarınızı okşamasına izin verin. Dikkat çekici pozlar vermek istiyorsanız, yanınıza bilgelik ve alçak gönüllüğü alarak yürüyün. Asla cahilce ve gururla yürümeyin. Bir kadının güzelliği giydiği elbisede, beden ölçülerinde ya da saç stilinde değildir. Bir kadının güzelliği gözlerinden okunur. Çünkü gözler, kalbe yani aşkın yaşadığı ülkeye giden kapıdır. Bir kadının güzelliği; yüzündeki benlerden değil içinde sakladığı ruhundan okunur; sevgiyle gösterdiği ilgi, beslediği tutkudur. Ve güzellik, geçen yıllarla birlikte yalnızca daha da artar.”