28 Nisan 2009 Salı

ilkokul1.sınıfta derste neler yapılır?







Sınıfta yeniden yerler değiştirilmiş. Derin tekrar Ece ile oturmaktan çok mutlu olduğunu anlatıyor. Lila çok konuştuğu için dersi dinleyememekten yakınıyordu. Peki Ece ile hiç konuşmuyor musunuz derste diye sorunca konuşuyoruz ama farklı yöntem kullanıyoruz dedi. Nasıl farklı yani diye sorgulayınca ne öğrendim biliyor musunuz ? Arkadaşlar ne söyleyeceklerse birbirlerine yazıyorlar kağıda. Biz ilkokul birde böyle şeyler yaptık mı hatırlamıyorum ama çok da zannetmiyorum. İnanamadım cücelere. Geçen 23 Nisan'da ajans'a geldik Derin'le. Biz toplantıdayız. Derin'de ödevini yapmaya çalışıyor, toplantıyı da Metin Bey olduğu için bölmemek üzere ciddi çaba sarfediyor. Aynı yöntemi kullandı afacan. Sürekli bir şey yazıp cama yapıştırıp bana gösteriyor. Neler yazdığının türkçesi: "Benim canım ödev yapmak istemiyo, eğlenmek isityo", "ödevimi yapamıyorum bilgisayarda". Bakalım daha nelere göreceğiz:))

27 Nisan 2009 Pazartesi

günün sözü

Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür. çin atasözü

Ask ve umut üzerine...


Bir yerde okumuştum Kaynağını hatırlayamadığım için yazamıyorum; aşk ve umut hiç bitmesin:))

dedi ki :seni seviyorum ve hep seveceğim haberin olsun...
içimde can çekişmekte olan o koca sevdayı ayağa dikti yeniden güçlüydüm artık hiç olamadığım kadar beni seviyorsa eğer ve hep sevebileceğini söylüyorsa
anlamı yoktur gitmelerinin,
gidiyorsa dönecektir ve belki de birgün hiç gitmeyecektir..
sustuğum içime attığım tüm kelimeleri söyledim
birden peki ya vazgeçersen_?
hayır dedi vazgeçmeyeceğim
çünkü aşk oldukça umut, umut oldukça aşk her zaman vardır..
umudunu yitirmediğin sürece yanındayım dedi ve gitti
ilk defa bir gidişi acıtmamıştı yüreğimi bu kadar...
şimdi hep umudum var geleceğimize dair, geleceklere dair..
çünkü aşk ve umut her zaman var.

nene'ye sevgiler







Nisan'ın son günleri için oldukça soğuk bir gün. Hatta sabah vapur'la geldim, yürürken dondum. Halbuki her yerde çiçekler açtı, içimizde bahar coşkusu...Ama yok işte, kaldık öyle ortada. O yüzden biraz içimiz açılsın istedim. Özellikle otoban kenarlarında bolca rastladığımız katır tırnaklarını her gördüğümde Sümer Teyze'yi sevgiyle anıyorum. Çok severdi katır tırnaklarını. Neden katır tırnağı denmiş bilmiyorum ama bu sarı sarı çiçekler çok güzel görünüyor. Bir de erguvanları çok severdi. Ne şeker, hayat dolu bir insandı. Derin'le çok vakit geçiremediler diye üzülüyorum. Nene'yi kaybettiğimizde Derin 3 yaşını 3 ay kadar geçmişti. Belli anıları var hatırladığı. Ama çok da bir şey hatırlamıyor insan sanırım bir süre sonra. Gerçi unutturmamak adına her fırsatta kendisini anıyoruz. Uzun zaman nene bulutlardaki toysrus'dan oyuncaklar attı yastığın altına mesela, anneler gününde doğm gününde resimler yapıp gökyüzüne uçak olarak attık. Hatta bir ara Derin öyle güzel bu konuyu işlemeye başlamıştı ki " anne nenem tatile gitti galiba, uzundur oyuncak falan atmıyor " demeye başlamıştı. Sonra "ben biliyorum siz alıyorsunuz o oyuncaklarııı" dedi. Bunun neneyi hatırlamak için bir fırsat olduğunu anlatmıştım ben de. Nur içinde yatsın. Keşke sevdiklerimizden hiç ayrılamasak...

24 Nisan 2009 Cuma

motorcu mu, denizci mi?







Bugünlerde ajansta motosiklet sektörü ile ilgili çalışıyoruz. Derin'in motosikleti çocukken ne kadar çok sevdiğini hatırladım. Hala da bayılıyor. Kanuni ile çalışırken Kanuni'nin çocuklar için olan bir motosikleti vardı, görür görmez doğumgünü hediyesi olarak istemişti. "7 yaşından küçükler binemiyor, 7 yaşına gelince bakarız demiştim". Bu sene doğumgününde fil hafızalı cüce hatırlarsa bu sözümü şaşırmam.

Gerçi adam macera adamı. Tekne üzerinde de, kaydıraktan kayarken de, "kayak yapmak istiyorum, ne zaman gidicez ve ben öğrenicem" diye sorarken de aynı tutkulu ifadeye sahip kendisi. Bakalım şimdi istediği şeylerin ne kadarını gerçekten büyüyünce de isteyip yapabilecek.

Atatürk geldi duşmanı yendi:))














Dün elimdeki imkansızlıklar nedeniyle başaramamıştım. 23 Nisan vesilesiyle Derin'in Atatürk ile ilgili daha önce ezberlediği bir şiiri paylaşmak istemiştim.

Ocak 2006'da Derin tam 4 yaşında. O günlerde Atatürk ile ilgili öğrendiği bir şarkı dilinden düşmüyordu. Ekte izleyeceğiniz biraz karanlık olan video'da dinleyeceksiniz.

Bugün aynı cüce 10.yıl marşını söylüyor. Daha tamamını değil tabi ama, eminim yakında hepsini ezbere söyleyecek. Atatürk'ü tanıması, anlaması için elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız da.


Yukardaki Akkök ilanında da söylediğimiz gibi: " içinizdeki çocuğun daima hayat dolu olması dileğiyle... "



10. YIL MARŞI
Çıktık açık alınla on yılda her şavaştan;

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;

Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.

Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.

Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını.

Bütün dünya öğrendi, Türklüğü saymasını.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;

İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;

Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Söz : Behçet Kemal ÇAĞLAR Faruk Nafız ÇAMLIBEL

23 Nisan 2009 Perşembe

23 nisannn kutlu olsun!







Bugün 23 Nisan. Neşe doluyor insan:))Sabah işe gidip biraz çalıştık ama, yaşasın 23 Nisan, geri kalan günde tatildik. Törene gittik. Her törende okulu seçerken doğru karar verdiğimizi düşünüyorum. Süper bir törendi. Böyle törenlerde vatan, millet, cumhuriyet, gelecek her birini çok içten duygularla yaşıyoruz. Atatürk'ü anmak ve yaptıklarına saygı duymamak mümkün değil. Bugün en az 3 kez keşke bizler en az 3 çocuk doğursaydık diye düşündüm ve söyledim. Tüm çocuklara bakıp yarınlara umutla baktım. Hele törenin sonunda 10.yıl marşını hep birlikte canı gönülden söylemek, Derin'in 10.yıl marşını okuması mükemmeldi. 1. sınıflar dans gösterisi yaptılar. Biz 1-A sınıfı olarak "Kaskas" dansı (Derin Kafkas diye her zaman söyleyemiyor, Kaskas diyor) gösterisi yaptık, 1B'de Hint dansı yaptı. Diğer sınıflardan da Yunan, Brezilya tüm ülke dansları vardı anlayacağınız.
Bütün cücelerle gurur duyduk. Nice 23 Nisan'lara...