27 Ağustos 2009 Perşembe

"En uzak mesafe ne Afrika'dır,
Ne Çin, Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir..
Birbirini anlamayan…"

Anlaşılmak için ne yapmalı, defalarca söylemek ve yazmak dışında, nasıl anlatmalı. Bu konuyu çözsek tüm ilişkileri çözeceğiz sanırım

4 yorum:

Deniz dedi ki...

anlaşılmayı kafaya takmamak bir yol olabilir mi:)))

mermaid dedi ki...

tamam takmayalım ama bu seferde işler yürümüyor. Anlatıyorum olmuyor, yazıyorum olmuyor. Üstelik de bunu anlamayan uzun süredir arkadaşın olan biriyse zor dostum zor...

nuriye dedi ki...

Sevgili Deniz'in dediği gibi, "anlaşılmayı kafaya takmamak süper bir yol olurdu gerçekten" ama çoğumuz bunu başaramıyoruz ne yazık ki. Olmadı mı olmuyor iste, anlamamak bazı insanların işine geliyor...

Tibet'in annesi dedi ki...

Bu insanların sorunu "BEN" merkezci olmaları Denizcim. Dünyaya sadece kendi gözlüklerinden bakıyorlar, o yüzden senin anlattığını nasıl anlamak istiyorlarsa öyle anlıyorlar, seni dinlemeden yargıya varıyorlar. Taksan bir türlü, takmasan bir türlü. Heleki senin dediğin gibi arkadaşım dediğin biriyse takmamak gerçekten zor!